Cem Toker’in @liberalLDP SGK hakkındaki X paylaşımı (https://x.com/tokcem/status/2014984491459031331?s=46&t=E8z3vbxMlXilLNG8WFlCfwson) zamanlarda epey tartışıldı. Malum, X’in doğası gereği eleştiri eksik olmaz; ama konu önemli olunca ben de işin matematiğine biraz kafa yordum. Aşağıda SGK verilerini kullanarak, bu hesapları sadeleştirilmiş, baş ağrıtmadan analiz edip yorumlamaya çalıştım.
SGK Ne İşe Yarıyor?
SGK aslında iki temel işleve sahipti:
- Çalışırken
birikim yapıp emeklilikte geçinmemizi sağlamak,
- Sağlık
hizmetlerine erişim sunmak.
Yani ödediğimiz her primin içinde bir sağlık, bir
emeklilik paketi var.
Sağlık Tarafı: 80 Milyona Hizmet
2005’te SSK hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredildi,
ardından tüm kurumlar (SSK, Bağkur, Emekli Sandığı) SGK çatısı altında
birleşti. Bugün SGK kapsamındakiler ve onların bakmakla yükümlü oldukları
toplamda yaklaşık 77 milyon kişi.
Bunun dışında kalan ve GSS primi kendisi veya devlet
tarafından ödenen yaklaşık 8 milyon kişi de sisteme dahil olduğunda,
fiilen ülke nüfusunun tamamı devlet hastanelerinden hizmet alabilir
durumda.
2026’da GSS primi 1.982 TL/ay. Prim ödeyen kişi
sayısı 26 milyon olunca, bir çalışan 3,08 kişiyi sırtlanmış oluyor. Bu
hesapla sağlık primine düşen kısmı 6.104 TL/ay olarak almak gerekiyor.
Ülke genelinde 80 milyon kişinin GSS ödediği bir durumda bu
toplam yıllık 1,90 trilyon TL ediyor. Bu rakam da Sağlık Bakanlığı’nın
2026 bütçesi olan 1,48 trilyon TL’den fazla. Yani çalışanlar sağlık
bütçesini çoktan karşılamanın yanısıra bütçeden en az pay alan ve içlerinde
Cumhurbaşkanlığı, TBMM de bulunan 22 kurumun daha giderleri karşılamaktalar.
Primlerin Emeklilik Kısmı
SGK’nın 2025 yılında aylık ortalama prim geliri 12.500
TL/ay civarındadır. 2026’da ortalama ücretlerin asgari ücrete yakınsaması
nedeniyle bunun %27 artarak 15.850 TL olacağı tahmin edilebilir.
Bunun kırılımını da :
- 6.104
TL’si sağlık,
- 9.746
TL’si emeklilik şeklinde hesaplanabilir
Peki bu 9.746 TL çalışanın adına bir hesapta birikse ne
olur?
Birikim Hesabı: BES’in Işığında
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi henüz gelmedi ama BES 13
yıldır uygulamada. Kış Uykusundan Uyanış: Devlet Katkısının Reel Katkısı
başlıklı yazımda analizize göre BES fonları, devlet katkısı hariç, yıllık %5,4
reel getiri sağlıyor.
Türkiye’de ortalama çalışma süresi 30 yıl olsa da, EYT
sonrası bunun AB ortalaması olan 35 yıla yakınsayacağını düşünebiliriz.
35 yıl boyunca %5,4 reel getiriyle biriken rakam:
👉
12.109.650 TL
Emeklilikte Ne Kadar Maaş?
TÜİK’e göre 65 yaş üstünün yaşam beklentisi 18 yıl.
Ancak eşe bağlanan maaş, uzayan yaşam süresi vs. nedeniyle 30–35 yıllık bir emeklilik
ödeme dönemi almak makul bir varsayım olacak.
Bu süre için yapılan hesaplamada ortaya çıkan emekli maaşı:
👉
Aylık 64.250-68.000 TL
Evet, doğru okudunuz. Ama burada “hesap hatası” değil, olsa
olsa bir “varsayım cesareti” vardır. Finansal araçlardan 65 yıl boyunca yıllık
reel %5,4 getiri sağlanabileceği gerçekten fazla iddialı bir varsayım. Finansal
araçların kısa süreler için ekonomiden fazla büyüyebileceği düşünülebilir ama
bunun yarım asır boyunca sürekli olacağı varsaymak abartmak olur.
Peki hesabı tersten yapsak?
2026 yılı ortalama SGK ücretinin 23.635 TL olduğu
düşünülürse, bu maaşı emeklilikte 30-35 yıl sağlayabilmek için gereken reel
getiri yıllık:
👉
%2,25- 2,50
Bu da finans literatüründe “olabilir seviyede” kabul edilir.
Geriye tek bir soru kalıyor: devlet bu işin
neresinde?
Rakamlar bize şunu söylüyor: Sağlık faturamızı, hatta daha
fazlasını, zaten kuruşu kuruşuna kendimiz ödüyoruz. Emeklilik primlerimizi de
devlet yerine BES benzeri bir modelle yönetilse, en azından devletin bugün bize
"bahşettiği" o standartları —ekstra bir mucizeye gerek kalmadan—
koruyabiliyoruz.
Bu senaryoda devlet; tüm hazırlığı bizim yaptığımız,
malzemeyi bizim aldığımız ve faturayı bizim ödediğimiz bir sofrada, sadece
hesabı toplayıp bahşişi kendine ayıran bir "organizatör mekân sahibi"
gibi araya giriyor.
Görünen o ki devletin bu denklemdeki asıl görevi; parayı
yönetmekten ziyade, o paranın bize ulaşana kadar hangi ara sokaklarda dolaştığını
hayretle izlememizi sağlamak.


















